Ayraç içinde ve altı çizli felsefe...
Felsefe ve sosyal bilimler Dergisi
 
ana sayfa Yeni sayi onceki sayilar Yayin/danisma kurulu Yayin ilkeleri iletişim

Editör'den?

       Felsefenin, genelde, -lisede okutulan ders kitaplarının da etkisiyle- yalnızca "soru soran, sorgulayan" bir etkinlik olduğuna, onu diğer bilgisel/bilimsel etkinliklerden ayıranın da bu olduğuna inanılır. Liseden sonra felsefeyle yakından ilgilenme olanağını yeniden bulamayan kişi, felsefenin kimi "ilginç", kimi "tuhaf", kimi "çarpıcı" görünen birtakım sorulardan oluşan kafa karıştırıcı bir alan olduğuna hükmederek ondan uzak durur.
       Aslında bu hüküm yalnızca felsefeye ilgisiz insanlara özgü de değildir; bugün pekçok felsefeci de felsefi etkinliğe yalnızca bu kadar bir işlev tanımaktan geri durmamaktadır. Oysa "soru sormak" ve "sorgulamak", yalnızca bütün bilgisel/bilimsel disiplinler için söz konusu olmakla kalmaz, aynı zamanda bütün insanların da gerçekleştirdiği etkinliklerdir.
       Felsefenin neliği söz konusu olduğunda yalnızca "soru sorma" etkinliğiyle sınırlanmaya çalışılmasının iki nedeni var gibi görünmektedir. Birincisi, felsefede yanıtların önemsiz olduğuna inanılmasıdır. İkincisiyse, yanıtların önemi olsa bile, yalnızca ilginçlik bakımından önemleri olduğunun,  bunların doğruluğunun ya da yanlışlığının söz konusu olmadığının düşünülmesidir. (flsf) Dergisi yayın kurulu olarak bizler felsefeyi felsefe yapanın, sorularının niteliğinden çok, verdiği yanıtların niteliği olduğuna inanıyoruz. Herkes soru sorar, ama çok az kişi filozof sayılır. 2500 yıllık felsefe tarihi otuzbeş-kırk kişinin omuzları üzerinde yükselir. Bize öyle geliyor ki, bu az sayıdaki filozofu diğerlerinden ayıran, onların birilerinin hoşuna giden yanıtlar vermiş olmaları değil, insanların içinde yaşadıkları dünyadaki sorunlar karşısında -doğruluklarından dolayı- işe yarayan yanıtlar vermiş olmalarıdır.
       Bu nedenle, ilk iki sayımızı, felsefenin neliğini yeniden ele alarak işe başlayıp, insanın değişik etkinlik alanlarını kendine konu edinmiş belli başlı felsefe disiplinlerinde çağımıza özgü sorunlara getirilmiş ve getirilebilecek olanaklı çözümleri serimlemeyi amaçlayan Süleyman Demirel Üniversitesi Felsefe Bölümü'nün düzenlediği "Felsefe ve Çağımızın Sorunları" başlıklı Ulusal Felsefe Sempozyumunun bildiri metinlerine ayırdık.