Ayraç içinde ve altı çizli felsefe...
Felsefe ve sosyal bilimler Dergisi
 
ana sayfa Yeni sayi onceki sayilar Yayin/danisma kurulu Yayin ilkeleri iletişim
CARNAP'TAN POPPER'A BİLİMSELLİK SORUNU

ÖZET
Özellikle modern çağlarda bilim felsefesi alanındaki çalışmaların en önemli özelliği bilimi veya bilimsel olanı metafiziksel spekülasyondan, usdışı olandan, boş fikirlerden ve sözde-bilimden (bilimsel olmayandan) ayırabilecek ve kendisine dayanılarak bilimsel gelişmenin ölçülebileceği bir sınırkoyma ölçütü arama girişimidir. Bilim felsefesi içinde mantıksal pozitivizm akımının çıkış noktası da gerçek bilimi sözde-bilimden ayırmanın tek yolunun böyle evrensel ve tarih dışı bir yöntem ile mümkün olabileceği inancıdır. Carnap bir önermenin anlamlı olabilmesinin ön koşulu olarak, bir sınırkoyma ölçütü olarak doğrulanabilir olması yerine tasdiklenebilir olması ilkesini getirmeye çalışmıştır. Ancak, tasdiklenebilirlik ilkesi Carnap'ın umduğu gibi gerçek bilimi sözde-bilimden ayıracak bir ölçüt olarak yetersiz kalmıştır ve Wittgenstein, Hanson, Quine gibi bilim felsefecileri tarafından eleştirilere maruz kalmıştır. Daha sonra Popper, tümevarımın ve tasdiklenebilirlik ölçütünün bir sınırkoyma ölçütü olarak işe yaramadığını ileri sürerek, onun yerine yanlışlanabilirlik ilkesini savunmuştur. Ama yanlışlanabilirlik ölçütü de aynı şekilde tasdiklenebilirlik ölçütünün maruz kaldığı eleştirilere açıktır. Bu yazının amacı, bir kuramın, tasdiklenebilirlik veya yanlışlanabilirlik ölçütlerinin gerektirdiği gibi, kuramdan bağımsız salt gözlem ve deneyim olgularıyla sınanabileceği idealinin işe yaramadığını göstermektir.

Anahtar Kelimeler: mantıksal pozitivizm, doğrulanabilirlik, tasdiklenebilirlik, yanlışlanabilirlik, sınırkoyma ölçütü, Carnap, Popper

(The Problem of Scientificity from Carnap to Popper)
ABSTRACT
In modern times, the philosophy of science was characterized by a quest for a demarcation criterion to distinguish science from metaphysical speculation, irrationality, empty ideas and pseudo-science and to be used as a yardstick against which to measure progress. The logical positivist movement in the philosophy of science was motivated by the conviction that only a universal, general and ahistoric account of the methods of science can distinguish science from pseudo-science. Carnap suggested that some degree of confirmation must be possible for a statement to be meaningful, and thus replaced the criterion of verification by confirmation. But, confirmability failed to work as a demarcation principle to distinguish science from pseudo-science and was criticized widely by philosophers of science such as Wittgenstein, Hanson and Quine. Popper, later, rejected the induction and confirmation as a demarcation criterion and replaced the principle of confirmation by falsification. But, the principle of falsification was also open to the same criticisms just like confirmation. The purpose of this paper is to show that the ideal of testing a theory only by the data of observation and experience as it is required by the principles of confirmation or falsification, does not work.

Keywords: logical positivism, verifiability, confirmability, falsifiability, demarcation criterion, Carnap, Popper